This website uses cookies to ensure you get the best experience on our website. OK

 

Facebook her yerde! Gözüken o ki her birey, her şirket, her hayali karakter hatta her kamu kurumunun bir Facebook sayfası var. Sosyal ağların içerisinde tartışmasız olarak kurucu pozisyonu ile başı çeken ve dominant rolü ile mutlak gücü elinde bulunduran Facebook ‘un önlenemez yükselişi özellikle son iki senede tavan yaptı. Fakat görünen o ki artık Facebook doygunluk noktasına ulaştı ve bundan sonraki dönemde dünyanın en büyük sosyal ağının artık düşüş trendine geçme ihtimali var.

Bu noktada Facebook hakkında bu tip düşüncelere ve de beklentilere sahip olanların sayısı hiç de az değil. Bazıları Facebook’un düşüşünün Social Network isimli filminin hemen ardından başladığını iddia ediyorlar. Bu filmin firmanın yükselen başarısısının büyüsünü gölgelediği ve de kullanıcıların hevesini kırdığı argümanını kullanıyorlar ve de ekliyorlar: Film çıkmadan once Facebook platformunda hala eski ilkokul arkadaşlarımı eklemeye hevesleniyor, yazdığım filozofik yorumların karşı cinsin ilgisini ne derece çekeceğini merak ediyordum.

Bu noktada bugüne dönelim. Yukarıda alıntığı yaptığımız sınıflama dahilinde yer alan insanların arkadaş listesinde yer alan arkadaşlarının entellektüel düzeyleri ve de paylaşımlarındaki kalitenin düşmüş olamayacağını göz önüne alırak şu soruyu soralım: Peki ama ne oldu da bu tip insanların facebook’a olan ilgilileri azaldı ?

Aslında bu ve benzer durumlar için geliştirilen bir deyim var: Facebook Yorgunluğu… Bu yorgunluğun değişik kullanıcılarda değişik dozajlarda hissedilmesi durumu söz konusu. Facebook’un üniversite düzeyindeki kullanıcılarının sayısı başta Amerika olmak üzere 2-3 yıl öncesine kıyasla çok daha yavaş bir ivme ile artarken yine bu kategoride yer alan bir çok kullanıcı da sosyal platform üzerinde giderek tembelleşti ve de paylaşım kalitesinde hissedilir bir düşüş oluştu. Tabi ki Facebook firması bu tip eksen kaymalarının farkına heresten once vardı ve de bir çok ilginç uygulamayı bizlerle tanıştırdı. Garip bir şekilde Facebook’da bu anlamda çıkan her yenilik bu yazının ikinci paragrafında çizmiş olduğumuz kullanıcı profile tarafından daha az ilgi çekici olarak yorumlandı genelde… Evet Facebook hala rakipsiz sosyal paylaşım ağı ve insanlar onu kullanmaya devam edecekler fakat kullanıcıların aktif şekilde hayatlarının her anını paylaşmaktansa haber akışını takip etmeyi tercih etme yönelimi gerçekten giderek güçleniyor. Bunda uzun zamandır Facebook kullanıcısı olanlarda yerleşmeye başlayan Facebook Yorgunluğu’nun payı büyük.

Facebook’un bakış açısından bakacak olursak kesin olan bir şey var; o da global bir bakış açısıyla dünyada hala gelişen piyasaların var olduğu (Brezilya, Rusya,Hindistan, ve Türkiye). Fakat uzun zamandır sisteme kayıtlı kullanıcıların yoğun olduğu olgunlaşmış ve oturmuş piyasalarda yukarıda bahsettiğimiz Facebook Yorgunluğu kavramının belirtileri çok net şekilde görülüyor. Bu noktada sizlere Facebook’un anavatanı Amerika’dan bir örnek verelim. Geçtiğimiz Mayıs içerisinde 158.69 milyon adet olan kullanıcı ziyaret sayısı ilk defa düşerek 158.01 milyona düştü..

No comments

Yeni yorum yaz:

This website uses cookies to ensure you get the best experience on our website. More info

Got it!